Vaatleriniz sorumluluklarınız, icraatleriniz ödevlerinizdir
Tam da 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü bu günlerde, bir kez daha altını çiziyoruz:
Sağlık, bu ülkenin gider kalemi değil, en temel kamusal yatırım alanıdır.
2025 yılı bütçesinde en yüksek artışın yurt içi sevk kaleminde yapılması tesadüf değildir. Bu durum, kamusal sağlık altyapısını güçlendirmek yerine kaynakları özel sektöre aktarma tercihinin açık bir göstergesidir. Yerine getirmediğiniz sözler, gerçekleştiremediğiniz projeler ve seçim dönemlerinde verilen ama unutulan vaatler artık sadece başarısızlık değil kamu sağlığı açısından bir tehdit boyutuna ulaşmıştır.
Yıllardır bitmeyen hastaneler:
2024 Ocak’ta açılacağı duyurulan Girne Devlet Hastanesi hâlâ tamamlanmamıştır.
Güzelyurt Hastanesi ise yılan hikayesine dönmüş durumda. 15 Kasım 2025’te açılacağı ilan edilen kısmı dahi hizmete girememiştir.
Bir kez daha hatırlatıyoruz:
Binayı açmak hizmete geçmek demek değildir.
Planı yapılmamış, personeli yetiştirilmemiş, donanımı sağlanmamış, cihazı olmayan bir bina sağlık hizmeti sunamaz.
Peki personel nerede?
Bu hastaneler için:
Kaç hekim, hemşire, teknisyen, laborant, sekreter, işçi planlandı?
Kaç kişi oryantasyon aldı?
Kaç kişi kadroya geçirildi?
Bu kadrolar hangi bütçeyle ve ne zaman oluşturulacak?
Bakanlık bu soruların hiçbirine yanıt vermemektedir.
MR cihazları: 10 yıllık teknoloji ile sağlık hizmeti savunulamaz
Mağusa Devlet Hastanesi ve Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki MR cihazları 10 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır.
Birçok spesifik çekimde artık tercih edilmemektedir, bazı vakalarda yetersiz kalmakta, kalite sorunları nedeniyle ikinci kez çekim gerektirmektedir. Bu hem hasta güvenliğini hem de sağlık sisteminin verimliliğini olumsuz etkilemektedir.
Bu cihazların yenilenmesine dair herhangi bir bütçe planlaması yapılmamış olması kabul edilemez.
Mağusa’ya alındığı söylenen anjiyo cihazı nerede?
Mağusa’ya anjiyo cihazı alındığı söylendi, fakat ortada ne bir cihaz var ne de kurulumu planlanan bir anjiyografi merkezi bütçesi var.
Bu cihaz ve merkezi için ayrılan bütçe ile ilgili ne planlandı? Hangi tarihlerde, hangi firmalardan alım yapıldı?
Kurulum ve personel planlaması ne durumdadır?
Bu konular hakkında şeffaf bir açıklama yapılana kadar TIP-İŞ olarak takipçi olacağız.
Sonuç olarak:
İşgal etmekte olduğunuz makamlar yandaşlara kaynak dağıtmak için değil halka hizmet etmek için vardır.
Toplumsal sağlık bir reklam kampanyası değil; planlama, bütçe, şeffaflık ve liyakat gerektiren bilimsel bir iştir.
Biz TIP-İŞ olarak tüm bu süreçlerin takipçisi olmaya devam edecek, bilgi talep etmeye, hatırlatmaya ve gerekirse eyleme geçmeye devam edeceğiz.
Sağlık şaka kaldırmaz. Halkın sağlığı sizin siyasi geleceğinizden daha değerlidir.
Saygılarımızla,
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Yönetim Kurulu
